<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Öğrenci - Ayşeg&uuml;l Ark</title>
	<atom:link href="https://www.aysegulark.com/egitim-uzmani/yazilarim/ogrenci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aysegulark.com/egitim-uzmani/yazilarim/ogrenci/</link>
	<description>Kişisel Web Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Sep 2022 19:13:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>
	<item>
		<title>Eyvah Sınavım Var</title>
		<link>https://www.aysegulark.com/yazilarim/eyvah-sinavim-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[aysegul]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 May 2022 20:09:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[AYT]]></category>
		<category><![CDATA[LGS]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sınav kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[TYT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aysegulark.com/?p=2356</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sınav Günü Neler Yapmalıyım Hem liseye giriş hem de üniversiteye giriş sınavlarının yaklaştığı şu günlerde sınava girecek öğrencilerin heyecanları oldukça artmış durumda. Sınav da bilgi kadar o bilgiyi kullanabilmek çok önemli ancak belki de ondan da daha önemlisi sınav stresini yönetebilmektir. Çünkü sınav stresinizi yönetemezseniz öğrendiğiniz o bilgiler sınav esnasında yaşadığınız kaygıya bağlı olarak bir [...]</p>
<p><a href="https://www.aysegulark.com/yazilarim/eyvah-sinavim-var/">Eyvah Sınavım Var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.aysegulark.com">Ayşeg&uuml;l Ark</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sınav Günü Neler Yapmalıyım</strong></p>
<p>Hem liseye giriş hem de üniversiteye giriş sınavlarının yaklaştığı şu günlerde sınava girecek öğrencilerin heyecanları oldukça artmış durumda. Sınav da bilgi kadar o bilgiyi kullanabilmek çok önemli ancak belki de ondan da daha önemlisi sınav stresini yönetebilmektir. Çünkü sınav stresinizi yönetemezseniz öğrendiğiniz o bilgiler sınav esnasında yaşadığınız kaygıya bağlı olarak bir bakarsınız adeta zihninizden uçup gitmiş.</p>
<p>Hedef belirleme ve hedefe giden yolda yapmanız gerekenleri daha önce yazdığım <strong>https://www.aysegulark.com/yazilarim/akademik-basarinin-onundeki-engeller/ </strong>yazımda ele almıştım. Burada da kısaca özetlemem gerekirse sınav stresini doğru yönetebilmek için öncelikle hedeflerinizin gerçekleştirilebilir hedefler olması çok önemli. Ulaşamayacağınız hedefler belirlemeniz sizin gereksiz yere strese girmenize ve kendinizi lüzumsuz yere yıpratmanıza neden olurken aynı zaman da başarısızlık duygusu yaşamanıza sebep olur. Bunun için hedeflerin doğru belirlenmiş olması kritik öneme sahiptir.</p>
<p>Hedef belirledikten sonra ikinci kritik nokta bu hedefe ulaşmanız için izleyeceğiniz yoldur.  Burada da hedefe ulaşmanızı sağlayacak alt hedefler belirlemeniz işinizi kolaylaştıracaktır. Bu sayede hedeflerinize ne kadar yaklaştığınızı tespit ederken aynı zaman da eksiklerinizi de görme şansınız olacaktır.</p>
<p>Tüm bunları yapmış, uzun bir çalışma maratonunu olması gerektiği şekilde tamamladığınız şu günlerde artık dikkat ermeniz gereken stresinizi nasıl kontrol edebileceğiniz konusudur. Öncelikle harcadığınız emeğinizi küçümsememeniz, elinizden gelenin en fazlasını yaptığınızı düşünmeniz ve kendinize inanmanız çok önemlidir.</p>
<p>Kendinizi hiç kimse ile kıyaslamayın  “ o da çok çalıştı ama sonucu hiçte parlak değil, ben de çok çalıştım ama ya bende onun gibi olursam” diye bir düşünce size hiçbir katkı sağlamayan aksine stresinizi yükselten bir bilişsel çarpıtmadan başka bir şey değildir. Yani yanlış olmasına rağmen uzun süredir sorgulamadan doğru kabul ettiğimiz ve inandığımız bir düşüncedir. Bu düşünceyi doğru kabul ettiğiniz için de bu güne kadar hiç sorgulamamışızdır. Oysa ki her birey biriciktir ve her bireyin genetik yapısı, yetiştiği aile, gittiği okul, sosyal çevresi, IQ seviyesi birbirinden çok farklıdır. Hatta aynı IQ seviyesine sahip bireylerin bile IQ’ yu oluşturan alt zeka tiplerindeki skorları bile birbirinden oldukça farklıdır. Bu denli farklılığın olduğu bir durumda “ ama o da çalıştı ve başaramadı, ben de çalışıyorum ama başaramayacağım diye düşünmek ne kadar gerçekçidir.”  Bu aslında direksiyonu anksiyeteye bırakmaktan başka bir şey değildir ve bunun hiç kimseye faydası yoktur.  Onun için zihninize bu tür olumsuz düşünceler geldiğinde bunları durdurma şansınız olmadığı için bunların sizin gerçek düşünceniz olmadığını ve bu düşüncelerin anksiyeteniz sebebiyle zihninize geldiğini bilmeniz işinizi kolaylaştıracaktır.</p>
<p>Son haftanızı yeni konu öğrenmek yerine genel tekrarlara ayırmak doğru bir strateji olacaktır. Sizi yoracak fiziksel aktivitelerden uzak durmak, sosyal medya da ya hiç ya da kısıklı zaman geçirmek,  moralinizi bozacak kişilerle iletişiminizi sınırlamak size iyi gelecektir. Uyku saatlerinizi düzenlemeniz, çok geç yatmamanız sınav akşamı daha erken saatte uykuya dalabilmenize yardımcı olacaktır. Yatmadan önce eğer alerjiniz ya da diyabetiniz yoksa ballı ılık bir süt uykuya dalmanızı kolaylaştıracaktır.</p>
<p>Sınavdan birkaç gün önce sınava gireceğiniz okulu görmeniz önemli. Evinize uzaklığı, güzergahın trafik yoğunluğu, eğer toplu taşıma kullanacaksanız hangi güzergahtan hangi otobüslerle daha kolay ulaşım sağlayabileceğinizi öğreniniz.</p>
<p>Sınav evraklarınızı mutlaka kontrol ediniz. Herhangi bir hata olduğunu düşünüyorsanız  konu ile ilgili yetkili mercilere başvurarak hatanın düzeltilmesini sağlayınız.</p>
<p>Sınavdan önce ki gün artık ders çalışmayı bitirmeli ve o günü kendinize ayırmalısınız. Açık havada sizi yormayacak, mutlu olduğunuz aktiviteler yapmanız, aileniz ya da keyif aldığınız arkadaş veya yakınlarınızla zaman geçirmeniz duygusal olarak rahatlamanızı sağlayacaktır. Bu gün yapacağınız etkinlik ve sohbetlerde mümkün olduğunca sınav konusunu konuşmamanızı, başkalarının sınavlarda yaşadığı olumlu ya da olumsuz deneyimleri dinlememenizi öneririm. Çünkü yukarıda da bahsettiğim gibi her kişi tek ve biriciktir. Birinin başına gelen olumlu ya da olumsuz olayın sizin başınıza gelmesi belki de milyonda bir olasılıktır. Bunun için bunu kendinize kıstas almanız doğru bir yaklaşım olmayacaktır.</p>
<p>Sınavdan önce ki gün yiyeceklerinize dikkat etmeniz önemlidir. Midenize dokunabilecek, bağırsaklarınızı bozabilecek yiyeceklerden uzak durunuz. Eğer zorunluluk yoksa o gün yemeklerinizi evinizde hijyen kurallarına uygun olarak hazırlanmış yiyeceklerden seçiniz. Ağır, çok yağlı, baharatlı yiyecekler ile soğan sarımsak gibi kötü kokulu yiyecekleri tercih etmeyiniz.</p>
<p>Uykuya geçmeden önce mutlaka sınav evraklarınızı ve kimliğinizi hazırlayınız. Sürekli kullandığınız ilaçlarınız varsa bunları mutlaka gözünüzün önünde bulundurunuz. Gözlük kullanıyorsanız sınav evraklarınızın yanına gözlüğünüzü de ekleyiniz.</p>
<p>Sınav günü giyeceğiniz kıyafetlerinizi yatmadan hazırlayınız.  Sizi terletmeyecek, sıkı olmayan rahat kıyafetler tercih ediniz.  Sınav günü saat hariç takı kullanmayınız. Saçlarınızın toplu olması,  önünüze gelmemesi sınavda daha rahat olmanızı sağlayacaktır.</p>
<p>Sınava gireceğiniz akşam uyku kaliteniz yarın gireceğiniz sınavda dikkatinizi toplayabilmeniz için çok önemlidir. Ne çok erken ne de çok geç yatınız. Bireysel farklılıklar olmakla birlikte ortalama 7-8 saatlik bir uyku dinlenmeniz için yeterli olacaktır. Yatmadan önce ağır sporlar yapmamak, aksiyon ve gerilim türü filmler seyretmemek, sosyal medya da uzun süre zaman geçirmemek, ılık bir duş almak, alerji veya diyabet sorununuz yoksa ılık bir bardak ballı süt içmek uykuya dalmanızı kolaylaştıracaktır.  Çok sıcak ya da çok soğuk olmayan bir odada, gürültüden uzak, rahat kıyafetler giymiş olarak yatağa girmeniz, uykuya dalarken sizi mutlu eden şeyleri düşünmeniz daha rahat uykuya dalmanızı sağlayacaktır.</p>
<p>Sınav günü telaş yaşamadan sınava gireceğiniz okula ulaşabileceğiniz bir saatte uyanınız. Uyanmanız için biri sizin biri de ailenizin yanında olacak şekilde iki saat kurunuz. Asla kahvaltı yapmadan sınava gitmeyiniz. Kahvaltınızda sizi tok tutacak yiyecekler tercih ediniz. Çok ağır ve karışık yiyeceklerden uzak durunuz. Ballı süt, ayran gibi uykunuzu getirecek içecekler tüketmeyiniz. Eğer beslenmenizle ilgili özel bir diyetiniz varsa buna mutlaka dikkat ediniz.</p>
<p>Sınav günü sınav salonuna giderken yanınızda bir yakınınızın olması sizi rahatlatacaktır.  Evden çıkmadan sınav evraklarınızı, kimliğinizi, kullanıyorsanız gözlüğünüzü veya kullandığınız özel ilaçlarınız varsa bunların yanınızda olduğundan emin olunuz. Sınav salonuna kabulden en az bir saat önce sınava gireceğiniz okulun kapısında bulununuz. Geç kalma telaşını yaşamadan sakin ve dingin bir şekilde okula ulaşmayı tercih ediniz. Sizi duygusal olarak gerebilecek kişi ve durumlardan uzak durunuz. Sinirlerinizi bozabilecek ortamlardan hızla uzaklaşınız.</p>
<p>Sınava giriş için beklerken sizi mutlu eden şeyler düşününüz, yanınızdaki kişi ya da kişilerle eğlenceli sohbetler yapınız. Bu gerginliğinizin azalmasını sağlayacaktır. Mümkün olduğunca sınav esnasını düşünmeyiniz ve bunu dile getirmeyiniz. Bu anksiyetenizin artmasına sebep olacaktır. Anksiyetenizin arttığını hissettiğiniz anda nefes egzersizleri ve kas gevşeme egzersizleri veya anda kalma çalışmaları yaparak anksiyetenizin azalmasını sağlayınız. Zihninize gelen olumsuz düşünceleri durdurma şansınız olmadığını bilerek bu düşünceleri durdurmaya çalışmadan, dikkatinizi başka konuya odaklayınız. ( Ör: 100’den geriye doğru 7’şer 7’şer sayma gibi.)</p>
<p>Sınava gireceğiniz binadan girerken yanınızdaki kişilerle basit bir şekilde vedalaşınız. Vedalaşma sahnesinin uzaması sizin duygusal olarak hassaslaşmanıza sebep olacaktır. Biliniz ki birkaç saat sonra yine bu kişi ya da kişilerle birlikte olacaksınız.</p>
<p>Sınav salonunun olduğu binaya girdiğinizde önce mutlaka tuvaleti kullanınız. Elinizi, yüzünüzü yıkamak ferahlamanızı sağlayacaktır.</p>
<p>Sınava gireceğiniz salonu bulunuz ve sıra numaranızın bulunduğu yere oturunuz. Sınav evraklarınızı ve kimliğinizi sıranın üzerinde kontrol için hazır bulundurunuz.</p>
<p>Kitapçığı mutlaka eksik sayfası var mı diye dikkatlice kontrol ediniz. Kitapçığın üzerine adınızı soyadınızı ve sınav numaranızı yazınız. Optik form üzerine adınızı, soyadınızı ve sınav numaranızı yazıp kodlayınız. Adınızı mutlaka kimliğinizde yazan şekilde yazıp kodlamanız gerekmektedir. Özellikle birden fazla isim kullanan kişilerin bu konuda dikkatli olması çok önemli.</p>
<p>Sınava kendinizi en rahat ve başarılı hissettiğiniz alanın testi ile başlayınız. Size zor gelen alandan başlamanız hem fazlasıyla zorlanmanıza ve motivasyonunuzun düşmesine sebep olur hem de sınav sürenizin büyük bir kısmını burada harcamanıza neden olur.</p>
<p>Sınav sürenizi dikkatli kullanmanız çok önemli. Sizi zorlayan sorularla boğuşmak yerine bu soruları zamanınız kalırsa tekrar dönmek üzere atlayınız. Tüm sorular bittikten sonra zamanınız kalırsa zorlandığınız bu sorulara tekrar dönünüz. Asla sorularla savaşmayınız. Bilemediğiniz soruları boş bırakınız. Boş soru, yanlış sorudan  sizin için daha karlıdır.</p>
<p>Optik formu kodlarken dikkatli olunuz. Burada kaydırma yapmamanız çok önemli. Özellikle boş soru bıraktığınızda bu konuya daha fazla dikkat ediniz.</p>
<p>Sınav esnasında kendinizi kötü hissettiğinizde birkaç dakika sınavı bırakarak nefes egzersizleri ve kas gevşeme egzersizleri yapınız. Bu sizin tekrardan sınava konsantre olmanızı sağlayacaktır.  Gözlerinizin yorulduğunu ve karmaşık gördüğünüzü hissederseniz bulunduğunuz sınıfın en uzak noktasına gözünüzü kırpmadan 5-10 saniye bakınız daha sonra hafifçe gözleriniz ovuşturup, kaldığınız yerden sınavınıza devam ediniz. Bu egzersiz gözlerinizdeki bu bulanıklaşma sorununu giderecektir.</p>
<p>Sınav esnasında garip sesler ya da hareketler yapıp sizin dikkatinizi dağıtan kişi ya da kişiler varsa o konuya takılıp kalacağınıza gözetmen öğretmenden yardım isteyerek bu kişiyi uyarmasını sağlayınız. Eğer bu olumsuz durum devam ederse yerinizin değiştirilmesini talep edebilirsiniz.</p>
<p>Sınav esnasında ara ara saati kontrol ederek ne kadar süreniz kaldığını kontrol ediniz. Bu sayede sınav sürenizi daha doğru kullanma şansınız olacaktır.</p>
<p>Sınavın son birkaç dakikasında mutlaka sınav kağıdınızı kontrol ediniz. Adınızı, soyadınızı, sınav numaranızı yazıp kodladığınızdan emin olunuz. Rasgele seçeceğiniz sorularla cevap kağıdında kaydırma yapmadan kodlama yapıp yapmadığınızı kontrol ediniz. Eğer kaydırmanız varsa paniklemeden nereden sonra kaydırma yaptığınızı bulmaya çalışınız.</p>
<p>Sınav esnasında kopya çekmek ya da kopya vermek suç sayılmaktadır. Bundan dolayı bu duruma asla teşebbüs etmeyiniz. Bu durum hem sınavınızın geçersiz sayılmasına  hem de hukuki olarak yasalar önünde ceza almanıza sebep olur.</p>
<p>Gözetmenin sınav süresi sona ermiştir uyarısından sonra asla kodlama yapmaya devam etmeyiniz. Bu hakkınızda tutanak tutulmasına ve sınavınızın geçersiz sayılmasına sebep olacak bir diğer konudur.</p>
<p>Unutmayınız ki hiçbir sınav sizden daha değerli değildir. Her insan tektir ve çok değerlidir. Sonuç ne olursa olsun bu sizin değerinizi asla değiştirmeyecektir. Bir sınavdan başarılı olmanız tüm hayatınız boyunca başarılı olacağınız anlamına gelmediği gibi bir sınavdan başarısız olmanız da tüm hayatınız da başarısız olacağınız anlamına gelmemektedir. Her sınavın öyle ya da böyle bir telafisi vardır. Yeter ki siz çalışmaktan vazgeçmeyiniz.</p>
<p>Hedefinizin getirisinin, sarf ettiğiniz emeğin üzerinde olması; sınavınızın ümit ettiğiniz gibi başarılı geçmesi dileklerimle.</p>
<p>Eğitim ve danışmanlık talepleriniz için aysegulark. com web sitem üzerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.aysegulark.com/yazilarim/eyvah-sinavim-var/">Eyvah Sınavım Var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.aysegulark.com">Ayşeg&uuml;l Ark</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beta Kuşağı Geliyor</title>
		<link>https://www.aysegulark.com/yazilarim/beta-kusagi-geliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[aysegul]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Apr 2022 11:18:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Beta kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[kuşak çatışması]]></category>
		<category><![CDATA[milenyum]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aysegulark.com/?p=2320</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beta Kuşağı Geliyor Genellikle aile ve öğretmenlerle konuştuğumuzda belki de çocuklarıyla ilgili verdikleri en fazla geri bildirim   “biz böyle miydik?”,  “ onu anlamakta zorlanıyorum” söylemleri. Bunun altında da yatan esas sebep zaman içerisinde dünya da, ülkemizde, ailemizde ve birey olarak bizlerde meydana gelen değişiklikler. Zaman içerisinde değerlerimizde ki değişiklikler, hayata bakışımızı farklılaştırır ve bunlarda davranışlarımıza [...]</p>
<p><a href="https://www.aysegulark.com/yazilarim/beta-kusagi-geliyor/">Beta Kuşağı Geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.aysegulark.com">Ayşeg&uuml;l Ark</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beta Kuşağı Geliyor</strong></p>
<p>Genellikle aile ve öğretmenlerle konuştuğumuzda belki de çocuklarıyla ilgili verdikleri en fazla geri bildirim   “biz böyle miydik?”,  “ onu anlamakta zorlanıyorum” söylemleri. Bunun altında da yatan esas sebep zaman içerisinde dünya da, ülkemizde, ailemizde ve birey olarak bizlerde meydana gelen değişiklikler. Zaman içerisinde değerlerimizde ki değişiklikler, hayata bakışımızı farklılaştırır ve bunlarda davranışlarımıza yansır. Daha önceleri bize normal gelenler bir süre sonra bize fazla abartılı ya da fazla zorlayıcı gelebilir.</p>
<p>Birey olarak yaşadığımız bu değişimler çocuk yetiştirme tarzlarımızı da etkiler. Çocuklarımızı, kendi yetiştiğimiz disiplin anlayışıyla yetiştirmek istememekte, onların dünyaya ayak uydurması için çaba sarf etmekteyiz.  Tüm bunlarda bizlerden farklı özelliklere sahip yeni bir kuşağı oluşturmakta.</p>
<p>X kuşağı olarak adlandırılan 1965-1979 arasında doğanlar kurallara uyumlu, aidiyet duygusu güçlü, otoriteye saygılı, sadık, çalışkanlığa önem veren bir kuşak. İş yaşamında çalışma saatlerine uyumlu, iş motivasyonları yüksek ve sabırlılar. Adeta yaşamak için çalışırlar.</p>
<p>Y kuşağını 1980-1999 yılları arasında doğanlar oluşturuyor. Bu kuşak bağımsız olmayı seven, özgürlüklerine düşkün, belirlenen mesai saatleri içerisinde çalışmayı sevmeyen bir kuşak. Örgütsel bağlılıkları az, kendilerinden farklı düşünenleri acımasızca eleştiriyorlar. Çok fazla iş değiştiriyolar. Bir an önce yönetici olmak ya da kendi işlerini kurmak istemekteler.  Onlar için iş, daha rahat para harcamak için gerekli.</p>
<p>Z kuşağı ise 2000 yılı sonrasında doğanlar. Yani milenyum çocukları ile 2010 yılları arasında doğanlar.  Bu kuşağın bireyleri internet ve mobil teknolojileri kullanmayı seviyorlar. Özellikle internet aracılığıyla sosyalleşmeyi tercih ediyor, her şeyi çabuk tüketiyorlar. Aynı anda birden fazla konu ile ilgilenme yetenekleri de var.</p>
<p>Dünya üzerinde adı konulan son kuşak olan Beta kuşağı ise 2010 yılından sonra doğanları ifade ediyor.   Henüz en büyüğü 12 yaşında olsa da Beta kuşağı pandemi gibi çok büyük bir sınav vermekte. Dijital eğitim alan ilk nesil olma özelliğine sahipler. Bu denli teknolojinin için de olmaları sebebiyle teknolojik aletlerle çok fazla zaman geçiren ve daha fazla içine kapanık bir nesil oldular. Daha az paylaşımcılar ve sahiplik duyguları daha güçlü. Daha enerjikler, kuralları sevmiyorlar, baskın ebeveyn tutumları bu nesilde işlevsel değil.</p>
<p>Tüm bu kuşak özelliklerini göz önünde bulundurduğumuzda kuşaklar arasında çatışmaların olması sizce de çok normal değil mi?  Z kuşağının teknoloji ile fazlasıyla haşır neşir olmasına müdahale ederken,  Beta kuşağına zorunluluklar sebebiyle dijital platformları, biz onların hizmetine sunduk.</p>
<p>Onlar teknoloji ile haşır neşir olan hatta fazlasıyla dijital ortamlarda bulunan Y ve Z kuşaklarının çocukları. İletişimleri yüz yüze iletişimden daha fazla dijital ortamda gerçekleşiyor. Onlar diğer kuşaklardan farklı olarak yüz yüze iletişimde oldukları kişilerin sözlü ve sözsüz mesajlarını çözümlemek yerine duygu ve düşüncelerini karşılarındaki kişilere emojilerle aktarıyorlar.</p>
<p>Kabul edelim ki onlar farklılar. Toplumsal normlar çokta umurlarında değil. Onlar için bireysel tarz ve rahatlıkları daha önemli. Beğendikleri şeyleri tekrar yapmaktan ya da izlemekten sıkılmıyorlar.</p>
<p>Belki de bizi bu kuşakla ilgi en mutlu edecek konu Z kuşağına göre daha dikkatliler ve teknolojiyi girişimci bir ruhla işleyebilecekler.</p>
<p>Bu yeni kuşakla anne-baba ya da öğretmen olarak zorlandığınızda soru ve eğitim konusunda desteğe ihtiyaç duyduğunuzda aysegulark.com web sitemden bana ulaşabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.aysegulark.com/yazilarim/beta-kusagi-geliyor/">Beta Kuşağı Geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.aysegulark.com">Ayşeg&uuml;l Ark</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademik Başarının Önündeki Engeller</title>
		<link>https://www.aysegulark.com/yazilarim/akademik-basarinin-onundeki-engeller/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[aysegul]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2022 19:23:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Ders çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aysegulark.com/?p=2315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik Başarının Önündeki Engeller Hepimiz yaptığımız işi en iyi yapmak ve yaptığımız işin karşılığını almak isteriz. Ders çalışırken de harcanılan emeğin karşılığını bulması çok önemlidir. Eğer verimli ders çalışmanın önündeki engelleri bilir, ders çalışırken bu konuları göz önünde bulundurursanız yapacağınız çalışmadan verim almanız daha kolay olacaktır.  Bunun içinde ders çalışırken yapılan hatalar,  zamanı verimli kullanmanın [...]</p>
<p><a href="https://www.aysegulark.com/yazilarim/akademik-basarinin-onundeki-engeller/">Akademik Başarının Önündeki Engeller</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.aysegulark.com">Ayşeg&uuml;l Ark</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akademik Başarının Önündeki Engeller</strong></p>
<p>Hepimiz yaptığımız işi en iyi yapmak ve yaptığımız işin karşılığını almak isteriz. Ders çalışırken de harcanılan emeğin karşılığını bulması çok önemlidir. Eğer verimli ders çalışmanın önündeki engelleri bilir, ders çalışırken bu konuları göz önünde bulundurursanız yapacağınız çalışmadan verim almanız daha kolay olacaktır.  Bunun içinde ders çalışırken yapılan hatalar,  zamanı verimli kullanmanın önündeki engeller nelerdir? Bunlara göz atalım.</p>
<ul>
<li>Öncelikleri belirleyememek</li>
<li>İlham gelmesini beklemek</li>
<li>Her şeyi aynı anda yapmaya çalışmak</li>
<li>Başkalarının düşüncelerini önemsemek</li>
<li>Ne istediğini bilmemek</li>
<li>Korku</li>
<li>Şikayet etmek</li>
<li>Başladığı işi yarım bırakmak</li>
<li>Herkesi memnun etmeye çalışmak</li>
<li>Kendini kıyaslamak</li>
<li>Aynı hataları sürdürmek</li>
<li>Mükemmeliyetçilik</li>
</ul>
<p>Yapılan bu hataları fark edip saf dışı bırakmak, hedeflerinizi doğru belirlemek, hedef ile arzuyu birbirinden ayırmak önemlidir. Hedef, güncel isteklerimiz arasından ulaşmaya karar verdiklerimizdir. Arzu ise sahip olmayı istediklerimizdir. Burada bir karar söz konusu değildir.  Hedefte bir süre belirlenmişken, arzuda ise sürenin ucu açıktır. Amaç ise tüm hedeflerimizin birleştiği noktadır.</p>
<p>Hedeflerinizi belirlerken öncelikle isteklerinizin kendi gerçek istekleriniz mi olduğunu belirleyin. Çünkü bazen başkalarının isteklerini içselleştirdiğimiz için kendi isteklerimiz olarak niteleyebiliriz.</p>
<p>Belirlediğiniz hedef ya da aldığınız karar kendi değer, ilke ve düşüncelerinizle uyumlu mu? Kendinize karşı ya da başkalarına karşı haksızlık yaratıyor mu? Bunu sorgulayın.</p>
<p>Bu hedefi ya da kararı hayata geçirecek gücünüz var mı?</p>
<p>Sahip olduğumuz özellikler ve çalışma tempomuz bu hedef için yeterli mi?</p>
<p>Kararımız sizi mutlu ediyor mu? Size huzur sağlıyor mu?</p>
<p>Bu noktaları belirlemek, hedefleri hayata geçirme konusunda çok önemli. Aksi takdirde belirlenen bu hedefler hayata geçirilemez ve ütopik hedeflerimiz olarak zihnimizin bir kenarında kalır.</p>
<p>Hedefleri belirlerken hedeflerin olumlu olması, olumlu cümlelerle ifade edilmesi hayata geçirilmesinde önemlidir. Çünkü beynimiz olumlu cümleleri hayata geçirmek üzere kodlayacaktır. Bunun için hedefleri belirlerken “ne yapmak istemediğinizi” değil, “ne yapmak istediğinizi “ ifade edin.</p>
<p>Hedefleriniz akılcı ve gerçekleştirilebilir olmalıdır. Kendi potansiyelinizin üzerinde asla hayata geçiremeyeceğiniz hedefler belirlemeyin. Çünkü bunlar hedef olmaktan çıkar, arzu haline dönüşür. Arzu da istek vardır ama kararlılık yoktur.</p>
<p>Hedefleriniz somut ve ölçülebilir olmalıdır. “Mutlu olmalıyım” ya da “meslek sahibi olmalıyım” gibi cümleler gerçek hedeflerinizi belirlemez.  Ör: Siz ne yaparsanız mutlu olursunuz bunu somut ve ölçülebilir maddeler halinde belirleyin. Ya da meslek sahibi olmam gerek yerine hangi mesleği seçmek istediğinizi kendi potansiyel ve koşullarınızı da göz önünde bulundurarak mesleğin ismini belirterek ifade edin. Yoksa buda hedef olmaktan çıkıp hayal olarak kalmasın.</p>
<p>Hedefleriniz hem kendiniz için hem de çevreniz için faydalı olmalı.</p>
<p>Hedefleriniz hemen harekete geçebileceğiniz nitelikte olmalıdır. Potansiyelinizin çok üzerinde hedefler belirlemek ya bu hedeflerin hiç gerçekleşmemesine sebep olur ya da bu hedeflere ulaşmak için kendinizi çok fazla yıpratmanıza sebebiyet verir. Onun için hedeflerin ulaşılabilir olması çok önemlidir.</p>
<p>Hedeflerinizi küçük parçalara ayırmak ve her birini ulaşmak istediğiniz hedefe giden yolda bir basamak olarak belirlemek, her biri gerçekleştiğinde hem sizi motive edecek hem de nereden nasıl başlayacağınızı belirmeniz açısından mühimdir.</p>
<p>Unutmamalısınız ki hedefler size uzun vadede size vizyon, kısa vade de ise motivasyon sağlar.</p>
<p>Soru ve danışmanlık talepleriniz için aysegulark.com web sitemden bana ulaşabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.aysegulark.com/yazilarim/akademik-basarinin-onundeki-engeller/">Akademik Başarının Önündeki Engeller</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.aysegulark.com">Ayşeg&uuml;l Ark</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Verimli Ders Çalışma Stratejileri</title>
		<link>https://www.aysegulark.com/yazilarim/ogrenci/verimli-ders-calisma-stratejileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[aysegul]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Mar 2022 21:10:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Ders çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aysegulark.com/?p=2311</guid>

					<description><![CDATA[<p>Verimli Ders Çalışma Stratejileri Öğrencilerin en çok yakındıkları konulardan biri de “masa başında uzun saatler geçirmeme rağmen yapmam gereken ödevleri bitiremiyorumdur.” Çoğunlukla bunun sebebi öğrencinin verimli ders çalışmayı bilmiyor olmasıdır. Öncelikle öğrencinin ders çalışmaya başlamadan önce telefonunu mutlaka sessize alması ve gözünün görebileceği alandan uzak tutması çok önemlidir. Çünkü telefon en büyük zaman hırsızıdır.   Telefonun [...]</p>
<p><a href="https://www.aysegulark.com/yazilarim/ogrenci/verimli-ders-calisma-stratejileri/">Verimli Ders Çalışma Stratejileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.aysegulark.com">Ayşeg&uuml;l Ark</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Verimli Ders Çalışma Stratejileri</strong></p>
<p>Öğrencilerin en çok yakındıkları konulardan biri de “masa başında uzun saatler geçirmeme rağmen yapmam gereken ödevleri bitiremiyorumdur.” Çoğunlukla bunun sebebi öğrencinin verimli ders çalışmayı bilmiyor olmasıdır.</p>
<p>Öncelikle öğrencinin ders çalışmaya başlamadan önce telefonunu mutlaka sessize alması ve gözünün görebileceği alandan uzak tutması çok önemlidir. Çünkü telefon en büyük zaman hırsızıdır.   Telefonun erişilebilir bir mesafede olması öğrencinin her sıkıldığında ya da zorlandığında elinin telefona uzanmasına sebep olacaktır.</p>
<p>Çalışmanın sakin ve dikkat dağıtıcılardan arınmış bir ortamda yapılması yine verimi olumlu yönde etkileyecektir. Çalışma masasının üzerinde mümkün olduğunca çalışılacak konu hariç başka malzemelerin bulunmaması, masanın sade ve düzenli olması çalışma ortamını pozitif yönde etkilemektedir.</p>
<p>Çalışmaya başlamadan önce faydalanılacak kaynakların masada yerini alması, arada kaynak aramak için masadan kalkmanın önüne geçeceği için ders çalışmanın bölünmesinin ve dikkatin dağılmasının önüne geçecektir.</p>
<p>Ders çalışmadan önce mutlaka bir plan yapılması, o gün yapılması gerekenlerin listelenmesi önemlidir. Önceden nelerin çalışılacağının belirlenmiş olması günlük çalışma planının yapılmasına fırsat verir. Bu sayede ne kadar süre hangi derse zaman ayrılacağı, ne kadar çalışmadan sonra ne kadar ara verileceğinin belirlenmesi yine sık sık ara vermenin ve verimsiz çalışmanın önüne geçecektir.</p>
<p>Ders alışmaya başlandığında fazla dikkat ve yaratıcılık gerektiren konulara öncelik vermek işlerin daha kolay yolunda gitmesine sebep olacaktır. Çünkü yorulduktan sonra dikkati toplamak veya yaratıcılık gerektiren işleri yapmak zorlayıcı olacaktır.</p>
<p>Uzun süre aynı konu üzerinde çalışmak yine ders çalışmada verimi düşüren konulardan biridir. Bunun için belli bir süre dikkat gerektiren bir konuda çalıştıktan sonra farklı bir konuda çalışmaya devam etmek verimin düşmeden daha uzun süre çalışılmasına fırsat verecektir.</p>
<p>Çalışmaya oturmadan önce rahat kıyafetler giymek, çok ağır yiyecekler yememek ya da aç olarak çalışma masasına oturmamakta ders çalışmada verimi olumlu yönde etkilemektedir.</p>
<p>Düzenli uyku alışkanlığının olması, günlük uyku süresinden ne az nede fazla olması dikkatin toplanması üzerinde önemlidir.</p>
<p>Ders çalışırken kişiyi olumsuz olarak etkileyen düşüncelerin zihninde olması motivasyonunu olumsuz yönde etkileyecektir. Bunun için kişinin zihnine olumsuz düşünceler geldiğinde bunları durdurmaya çalışmak yerine yaptığı işi yapmayı sürdürmek en doğrusu olacaktır. Çünkü zihnimizden geçen düşünceleri durdurma şansımız yoktur. Ancak bu düşüncelere rağmen çalışmaya ara vermemek bizim elimizde olan bir durumdur. Aynı zamanda bu uygulama, yaptıkça profesyonelleşeceğimiz ve daha kolay hayata geçirebileceğimiz bir çalışmadır.</p>
<p>Özellikle sınavlara çalışırken yapılan en büyük hatalardan biri konuyu tam öğrenmeden soru çözmeye başlamaktır. Bu hem zaman kaybı hem de yapamadığınızı göreceğiniz için motivasyon kaybına sebep olacaktır. Onun için önce konuyu çok iyi öğrenmek, mantığını kavramak sonra soru çözümüne geçmek doğru bir stratejidir.</p>
<p>Öğrenme stilinize uygun ders çalışmak, öğrenmenizi kolaylaştıracak ve öğrenme hızınızı arttıracaktır. Bundan dolayı öğrenme stilinizi biliyor olmanız size önemli bir katkı sağlayacaktır.</p>
<p>Ders çalışırken aynı anda birden fazla iş yapmaya odaklanmayın. Birden fazla işle ilgilenmek verimi düşüren önemli bir hırsızdır.</p>
<p>Bazı kişiler ders çalışırken müzik dinlemeyi tercih edebilirler ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli konu tercih edilecek müziklerin sözsüz olması sadece enstrümantal müzik olmasıdır. Aksi takdirde beyniniz duyacağı sözleri de anlamak için ekstra bir çaba sarf edecek buda sizin çalışma ve anlama hızınızı düşürecektir.</p>
<p>Zaman zaman hepimiz uzun süre bir konuya dikkatimizi verdiğimizde gözlerimiz yorulur ve görme kusurlarımız oluşmaya başlar. İşte o anlarda başınızı dersten kaldırıp odanın en uzak noktasına bir, iki dakika sabit olarak bakmak ve bir iki nefes egzersizi yaparak tekrar çalışmaya başlamak bu sorunun önüne geçecektir.</p>
<p>Spor yapmak, zaman zaman çalışmaya ara verip açık havada “anda kalarak” yani beş duyunuzu da işin içerisine katarak yapacağınız yürüyüş sanılanın aksine bir zaman kaybı değil, sizin motivasyonunuzu olumlu yönde etkileyen önemli bir faktördür. Tabi burada spora ya da yürüyüşe ayıracağınız süresinin çok uzun olmaması da dikkat edilmesi gereken bir unsur.</p>
<p>Yapacağınız çalışmalarda belki de en önemli nokta kendinize olan inancınız, başarma isteğiniz ve azminizdir. Eğer azimli ve kararlıysanız, kendinizle ilgili düşünceleriniz olumlu ise ve yapmanız gerekenleri planlı bir şekilde hayata geçirme konusunda istikrarlı iseniz bilesiniz ki başarı sizinle olacaktır.</p>
<p>Soru ve danışmanlık talepleriniz için https://www.aysegulark.com/ web sitemden bana ulaşabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.aysegulark.com/yazilarim/ogrenci/verimli-ders-calisma-stratejileri/">Verimli Ders Çalışma Stratejileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.aysegulark.com">Ayşeg&uuml;l Ark</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sınav Kaygısına Ne Sebep Olur</title>
		<link>https://www.aysegulark.com/yazilarim/ogrenci/sinav-kaygisina-neler-sebep-olur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[aysegul]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Mar 2022 18:32:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Okul]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sınav kaygısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aysegulark.com/?p=2300</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sınav Kaygısına Ne Sebep Olur Çocuklarımızın yoğun bir şekilde sınavlara hazırlandığı şu günlerde onların en fazla yakındıkları konulardan biri de sınav kaygısıdır. O kadar çok ” çok çalıştım ama sınav esnasında her şey aklımdan uçtu” ya da “ sınavda o kadar çok ellerim titredi ki kalemi bile zor tutum” şeklindeki söylemlere rastlarız ki. Çünkü biz [...]</p>
<p><a href="https://www.aysegulark.com/yazilarim/ogrenci/sinav-kaygisina-neler-sebep-olur/">Sınav Kaygısına Ne Sebep Olur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.aysegulark.com">Ayşeg&uuml;l Ark</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sınav Kaygısına Ne Sebep Olur</strong></p>
<p>Çocuklarımızın yoğun bir şekilde sınavlara hazırlandığı şu günlerde onların en fazla yakındıkları konulardan biri de sınav kaygısıdır. O kadar çok ” çok çalıştım ama sınav esnasında her şey aklımdan uçtu” ya da “ sınavda o kadar çok ellerim titredi ki kalemi bile zor tutum” şeklindeki söylemlere rastlarız ki. Çünkü biz doğduğumuz günden beri yaşamız içerisinde ya bizzat kendimiz yaşayarak ya da çevremizi gözlemleyerek pek çok şey öğreniriz. Bu öğrenmelere bağlı olarak da duygu, düşünce ve davranışlarımız şekillenir.</p>
<p>İşte bu öğrenmeler esnasında bazen de yanlışları doğru kabul eder ve sorgulamadan öyle olduğuna inanırız. Çünkü bu düşünceler bize tanıdıktır ve insanoğlu olarak tanıdık gelen düşünceleri tercih etme eğilimindeyizdir.   İşte yaptığımız bu bilişsel çarpıtmalar çoğu zaman bizi olumsuz etkiler hatta kimi zaman işlevselliğimizi bozar ve bize zor anlar yaşatır.</p>
<p>Bazen yaptığımız bir hatayı ya da yaşadığımız bir olumsuzluğu genelleriz. Sanki her şeyi yanlış yapıyor ya da bundan sonra her şey kötü olacakmış gibi olumsuz olarak yorumlarız.</p>
<p>Bazen de yaptığımız bir hatadan kendimizi sorumlu tutar ve kendimizi olumsuz olarak niteleyerek etiketleriz. Bir hata yaptığımızda ya da kötü bir not aldığımızda kendimizi “başarısız, beceriksiz ya da aptal” olarak etiketleriz.</p>
<p>Kimi zaman da başarılarımızı, yaptığımız güzel işleri görmezden gelir, onları küçümseriz. Genellikle başardıklarımıza değil de başaramadıklarımıza odaklanırız.</p>
<p>Zaman zaman da bir olumsuzluğu dünyanın sonu gibi yorumlarız. Aldığımız düşük bir notu ya da başarısız olduğumuz bir konuyu bir daha hiç başarılı olamayacağımız, hayatımızın bundan sonra perişan olacağı gibi felaketleştiririz.</p>
<p>Çoğunlukla olaylara ya hep, ya hiç diye bakarız. Sanki ortası yokmuş gibi. Ya sınavdan 10 alacağız ya da daha düşük bir not alırsak asla başarılı değilmişiz gibi algılarız kendimizi.</p>
<p>Kimi zaman bir sınava girmeden ya da bir işe başlamadan sonucunu kestiririz. Adeta fal bakarız. Sonucun olumsuz olacağını ya da başarısız olacağımızı düşünürüz bütün motivasyonumuz yerini kaygıya bırakır.</p>
<p>Bazen karşımızdaki kişinin zihnini okumaya çalışırız. Bizim hakkımızda neler düşündüğünü belirlemeye gayret ederiz ama nedense bunu hep “benim hakkımda olumsuz şeyler düşünecek” mantığı ile yaparız ve böyle çıkarımlarda bulunuruz.</p>
<p>Olumlu şeyleri yok sayar, olumsuza odaklanırız. Olayları kişiselleştirir, kendimizle hiç ilgisi olmayan konuları kendimize mal eder sonra da bundan mutsuz oluruz. Halbuki konunun bizle hiç ilgisi yoktur.</p>
<p>Belki de hayatımızı en çok zora soktuğumuzda “–meli, -malı” ifadeleriyle kendimizi zorunlu hissettiğimiz olaylardır.  Nasıl davranmamız gerektiği konusunda ki sabit fikirlerimizin olmasıdır.</p>
<p>Dar bakış açısına sahip olmamız ve her şeyin her zaman olumsuz yönünü görmemizde yapmış olduğumuz bilişsel çarpıtmalarımızdan en önemlilerindendir.</p>
<p>İşte bunlara bağlı olarak da çoğunlukla kaygımız yükselir bildiklerimizi bile unuturuz. Bazen de başarısız olacağımızdan korktuğumuz için yapmamız gerekenleri yapmak istemez kaçma ve kaçınma davranışları sergileriz.</p>
<p>Ancak bilmemiz gereken tüm bunların bir bilişsel çarpıtma olduğu ve beynimizin bizi yanılttığıdır. Burada sağlıklı düşünce yapısı oluşturmamız, başladığımız işi yarım bırakmadan istikrarlı bir şekilde sürdürmemiz, başaracağımıza inanmamız, kendimizi hiç kimse ile kıyaslamamız sınavlara hazırlandığınız şu yoğun günlerde yapacağımız en doğru strateji olacaktır.</p>
<p>Sınavlar hayatımızda çok önemli yer tutmasına rağmen şunu bilmelisiniz ki asla hayat başarımızı belirlemez. Hayat başarımızı belirleyen sistemli çalışmak, sorumluluk sahibi olmak, dürüst ve ilkeli olmak gibi  özelliklerimizdir.</p>
<p>Emeklerinizin karşılığını alacağınız, başarılı çalışmalar yapmanız dileğiyle.</p>
<p>Sorularınız ve danışmanlık talepleriniz için <a href="mailto:aysegulark1@gmail.com">aysegulark1@gmail.com</a> web adresimden bana ulaşabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.aysegulark.com/yazilarim/ogrenci/sinav-kaygisina-neler-sebep-olur/">Sınav Kaygısına Ne Sebep Olur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.aysegulark.com">Ayşeg&uuml;l Ark</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Hakları Evrensel Beyannamesi</title>
		<link>https://www.aysegulark.com/yazilarim/ogrenci/cocuk-haklari-evrensel-beyannamesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[aysegul]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 May 2021 20:22:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Evrensel Beyanname]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aysegulark.com/?p=2142</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilmiştir. Çocuğun korunması ve uyumlu gelişmesi bakımından her halkın kendine özgü geleneklerinin ve kültürel değerlerinin taşıdığı önemi gözönünde tutarak, Her ülkedeki, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çocukların yaşama koşullarının iyileştirilmesi için uluslararası işbirliğinin taşıdığı önemin bilincinde olarak, aşağıdaki kurallar üzerinde anlaşmaya varmışlardır. Madde 1 Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek [...]</p>
<p><a href="https://www.aysegulark.com/yazilarim/ogrenci/cocuk-haklari-evrensel-beyannamesi/">Çocuk Hakları Evrensel Beyannamesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.aysegulark.com">Ayşeg&uuml;l Ark</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilmiştir.</p>
<p>Çocuğun korunması ve uyumlu gelişmesi bakımından her halkın kendine özgü geleneklerinin ve kültürel değerlerinin taşıdığı önemi <em>gözönünde tutarak,</em></p>
<p>Her ülkedeki, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çocukların yaşama koşullarının iyileştirilmesi için uluslararası işbirliğinin taşıdığı önemin <em>bilincinde olarak,</em></p>
<p>aşağıdaki kurallar üzerinde anlaşmaya varmışlardır.</p>
<p>Madde 1</p>
<p>Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.</p>
<p>Madde 2</p>
<p>Taraf Devletler, bu Sözleşme’de yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana–babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.</p>
<p>Taraf Devletler, çocuğun ana–babasının, yasal vasilerinin veya ailesinin öteki üyelerinin durumları, faaliyetleri, açıklanan düşünceleri veya inançları nedeniyle her türlü ayırıma veya cezaya tâbi tutulmasına karşı etkili biçimde korunması için gerekli tüm uygun önlemi alırlar.</p>
<p>Madde 3</p>
<p>Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.</p>
<p>Taraf Devletler, çocuğun ana–babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de gözönünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar.</p>
<p>Taraf Devletler, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik,sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.</p>
<p>Madde 4</p>
<p>Taraf Devletler, bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alırlar. Ekonomik, sosyal ve kültürel haklara ilişkin olarak, Taraf Devletler eldeki kaynaklarını olabildiğince geniş tutarak, gerekirse uluslararası işbirliği çerçevesinde bu tür önlemler alırlar.</p>
<p>Madde 5</p>
<p>Taraf Devletler, bu Sözleşme’nin çocuğa tanıdığı haklar doğrultusunda çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi ile uyumlu olarak, çocuğa yol gösterme ve onu yönlendirme konusunda ana–babanın, yerel gelenekler öngörüyorsa uzak aile veya topluluk üyelerinin, yasal vasilerinin veya çocuktan hukuken sorumlu öteki kişilerin sorumluluklarına, haklarına ve ödevlerine saygı gösterirler.</p>
<p>Madde 6</p>
<p>Taraf Devletler, her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler.</p>
<p>Taraf Devletler, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterirler.</p>
<p>Madde 7</p>
<p>Çocuk doğumdan hemen sonra derhal nüfus kütüğüne kaydedilecek ve doğumdan itibaren bir isim hakkına, bir vatandaşlık kazanma hakkına ve mümkün olduğu ölçüde ana–babasını bilme ve onlar tarafından bakılma hakkına sahip olacaktır.</p>
<p>Taraf Devletler, özellikle çocuğun tabiiyetsiz kalması sözkonusu olduğunda kendi ulusal hukuklarına ve ilgili uluslararası belgeler çerçevesinde üstlendikleri yükümlülüklerine uygun olarak bu hakların işlerlik kazanmasını taahhüt ederler.</p>
<p>Madde 8</p>
<p>Taraf Devletler, yasanın tanıdığı şekliyle çocuğun kimliğini; tabiiyeti, ismi ve aile bağları dahil, koruma hakkına saygı göstermeyi ve bu konuda yasa dışı müdahalelerde bulunmamayı taahhüt ederler.</p>
<p>Çocuğun kimliğinin unsurlarının bazılarından veya tümünden yasaya aykırı olarak yoksun bırakılması halinde, Taraf Devletler çocuğun kimliğine süratle yeniden kavuşturulması amacıyla gerekli yardım ve korumada bulunurlar.</p>
<p>Madde 9</p>
<p>Yetkili makamlar uygulanabilir yasa ve usullere göre ve temyiz yolu açık olarak, ayrılığın çocuğun yüksek yararına olduğu yolunda karar vermedikçe, Taraf Devletler, çocuğun; ana–babasından, onların rızası dışında ayrılmamasını güvence altına alırlar. Ancak, ana–babası tarafından çocuğun kötü muameleye maruz bırakılması ya da ihmâl edilmesi durumlarında ya da ana–babanın birbirinden ayrı yaşaması nedeniyle çocuğun ikametgâhının belirlenmesi amacıyla karara varılması gerektiğinde, bu tür bir ayrılık kararı verilebilir.</p>
<p>Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca girişilen her işlemde, ilgili bütün taraflara işleme katılma ve görüşlerini bildirme olanağı tanınır.</p>
<p>Taraf Devletler, ana–babasından veya bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen çocuğun, kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça, anababanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı gösterirler.</p>
<p>Böyle bir ayrılık, bir Taraf Devlet tarafından girişilen ve çocuğun kendisinin ana veya babasının veya her ikisinin birden tutuklanmasını, hapsini, sürgün, sınırdışı edilmesini veya ölümünü (ki buna devletin gözetimi altında iken nedeni ne olursa olsun meydana gelen ölüm dahildir) tevlit eden herhangi benzer bir işlem sonucu olmuşsa, bu Taraf Devlet, istek üzerine ve çocuğun esenliğine zarar vermemek koşulu ile; ana–babaya, çocuğa veya uygun olursa, ailenin bir başka üyesine, sözkonusu aile bireyinin ya da bireylerinin bulunduğu yer hakkında gereken bilgiyi verecektir. Taraf Devletler, böyle bir istemin başlı başına sunulmasının ilgili kişi veya kişiler bakımından aleyhe hiç bir sonuç yaratmamasını ayrıca taahhüt ederler.</p>
<p>Madde 10</p>
<p>9’uncu Maddenin 1’inci fıkrası uyarınca Taraf Devletlere düşen sorumluluğa uygun olarak, çocuk veya ana–babası tarafından, ailenin birleşmesi amaçlarıyla yapılan bir Taraf Devlet ülkesine girme ya da onu terketme konusundaki her başvuru, Taraf Devletlerce olumlu, insani ve ivedi bir tutumla ele alınacaktır. Taraf Devletler, bu tür bir başvuru yapılmasının başvuru sahipleri veya aile üyeleri aleyhine sonuçlar yaratmamasını taahhüt ederler.</p>
<p>Ana-babası, ayrı devletlerde oturan bir çocuk olağanüstü durumlar hariç, hem ana hem de babası ile düzenli biçimde kişisel ilişkiler kurma ve doğrudan görüşme hakkına sahiptir. Bu nedenle ve 9 uncu maddenin 1 inci fıkrasına göre Taraf Devletlere düşen sorumluluğa uygun olarak, Taraf Devletler çocuğun ve ana–babasının Taraf Devletlerin ülkeleri dahil herhangi bir ülkeyi terketmeye ve kendi ülkelerine dönme hakkına saygı gösterirler. Herhangi bir ülkeyi terketme hakkı, yalnızca yasada öngörüldüğü gibi ve ulusal güvenliği, kamu düzenini, kamu sağlığı ve ahlak veya başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak amacı ile ve işbu Sözleşme ile tanınan öteki haklarla bağdaştığı ölçüde kısıtlamalara konu olabilir.</p>
<p>Madde 11</p>
<p>Taraf Devletler, çocukların yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılıp geri döndürülmemesi halleriyle mücadele için önlemler alırlar.</p>
<p>Bu amaçla Taraf Devletler iki ya da çok taraflı anlaşmalar yapılmasını ya da mevcut anlaşmalara katılmayı teşvik ederler.</p>
<p>Madde 12</p>
<p>Taraf Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar.</p>
<p>Bu amaçla, çocuğu etkileyen herhangi bir adli veya idari kovuşturmada çocuğun ya doğrudan doğruya veya bir temsilci ya da uygun bir makam yoluyla dinlenilmesi fırsatı, ulusal yasanın usule ilişkin kurallarına uygun olarak çocuğa, özellikle sağlanacaktır.</p>
<p>Madde 13</p>
<p>Çocuk, düşüncesini özgürce açıklama hakkına sahiptir; bu hak, ülke sınırlarına bağlı olmaksızın; yazılı, sözlü, basılı, sanatsal biçimde veya çocuğun seçeceği başka bir araçla her türlü haber ve düşüncelerin araştırılması, elde edilmesi ve verilmesi özgürlüğünü içerir.</p>
<p>Bu hakkın kullanılması yalnızca:</p>
<p>Başkasının haklarına ve itibarına saygı;</p>
<p>Milli güvenliğin, kamu düzeninin, kamu sağlığı ve ahlakın korunması nedenleriyle ve kanun tarafından öngörülmek ve gerekli olmak kaydıyla yapılan sınırlamalara konu olabilir.</p>
<p>Madde 14</p>
<p>Taraf Devletler, çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlükleri hakkına saygı gösterirler.</p>
<p>Taraf Devletler, ana–babanın ve gerekiyorsa yasal vasilerin; çocuğun yeteneklerinin gelişmesiyle bağdaşır biçimde haklarının kullanılmasında çocuğa yol gösterme konusundaki hak ve ödevlerine, saygı gösterirler.</p>
<p>Bir kimsenin dinini ve inançlarını açıklama özgürlüğü kanunla öngörülmek ve gerekli olmak kaydıyla yalnızca kamu güvenliği, düzeni, sağlık ya da ahlâki ya da başkalarının temel hakları ve özgürlüklerini korumak gibi amaçlarla sınırlandırılabilir.</p>
<p>Madde 15</p>
<p>Taraf Devletler, çocuğun dernek kurma ve barış içinde toplanma özgürlüklerine ilişkin haklarını kabul ederler.</p>
<p>Bu hakların kullanılması, ancak yasayla zorunlu kılınan ve demokratik bir toplumda gerekli olan ulusal güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni yararına olarak ya da kamu sağlığı ve ahlâkın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla yapılan sınırlamalardan başkalarıyla kısıtlandırılamaz.</p>
<p>Madde 16</p>
<p>Hiçbir çocuğun özel yaşantısına, aile, konut ve iletişimine keyfi ya da haksız bir biçimde müdahale yapılamayacağı gibi, onur ve itibarına da haksız olarak saldırılamaz.</p>
<p>Çocuğun bu tür müdahale ve saldırılara karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır.</p>
<p>Madde 17</p>
<p>Taraf Devletler, kitle iletişim araçlarının önemini kabul ederek çocuğun; özellikle toplumsal, ruhsal ve ahlâki esenliği ile bedensel ve zihinsel sağlığını geliştirmeye yönelik çeşitli ulusal ve uluslararası kaynaklardan bilgi ve belge edinmesini sağlarlar. Bu amaçla Taraf Devletler:</p>
<p>Kitle iletişim araçlarını çocuk bakımından toplumsal ve kültürel yararı olan ve 29 uncu maddenin ruhuna uygun bilgi ve belgeyi yaymak için teşvik ederler;</p>
<p>Çeşitli kültürel, ulusal ve uluslararası kaynaklardan gelen bu türde bilgi ve belgelerin üretimi, değişimi ve yayımı amacıyla uluslararası işbirliğini teşvik ederler;</p>
<p>Çocuk kitaplarının üretimini ve yayılmasını teşvik ederler;</p>
<p>Kitle iletişim araçlarını azınlık grubu veya bir yerli ahaliye mensup çocukların dil gereksinimlerine özel önem göstermeleri konusunda teşvik ederler;</p>
<p>13 ve 18’inci maddelerde yeralan kurallar gözönünde tutularak çocuğun esenliğine zarar verebilecek bilgi ve belgelere karşı korunması için uygun yönlendirici ilkeler geliştirilmesini teşvik ederler.</p>
<p>Madde 18</p>
<p>Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesinde ve gelişmesinin sağlanmasında ana–babanın birlikte sorumluluk taşıdıkları ilkesinin tanınması için her türlü çabayı gösterirler. Çocuğun yetiştirilmesi ve geliştirilmesi sorumluluğu ilk önce ana–babaya ya da durum gerektiriyorsa yasal vasilere düşer. Bu kişiler herşeyden önce çocuğun yüksek yararını gözönünde tutarak hareket ederler.</p>
<p>Bu Sözleşme’de belirtilen hakların güvence altına alınması ve geliştirilmesi için Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını kullanmada ana–baba ve yasal vasilerin durumlarına uygun yardım yapar ve çocukların bakımı ile görevli kuruluşların, faaliyetlerin ve hizmetlerin gelişmesini sağlarlar.</p>
<p>Taraf Devletler, çalışan ana–babanın, çocuk bakım hizmet ve tesislerinden, çocuklarının da bu hizmet ve tesislerden yararlanma hakkını sağlamak için uygun olan her türlü önlemi alırlar.</p>
<p>Madde 19</p>
<p>Bu Sözleşme’ye Taraf Devletler, çocuğun ana–babasının ya da onlardan yalnızca birinin, yasal vasi veya vasilerinin ya da bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet veya suistimale, ihmal ya da ihmalkâr muameleye, ırza geçme dahil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar.</p>
<p>Bu tür koruyucu önlemler; burada tanımlanmış olan çocuklara kötü muamele olaylarının önlenmesi, belirlenmesi, bildirilmesi, yetkili makama havale edilmesi, soruşturulması, tedavisi ve izlenmesi için gerekli başkaca yöntemleri ve uygun olduğu takdirde adliyenin işe el koyması olduğu kadar durumun gereklerine göre çocuğa ve onun bakımını üstlenen kişilere, gereken desteği sağlamak amacı ile sosyal programların düzenlenmesi için etkin usulleri de içermelidir.</p>
<p>Madde 20</p>
<p>Geçici ve sürekli olarak aile çevresinden yoksun kalan veya kendi yararına olarak bu ortamda bırakılması kabul edilmeyen her çocuk, Devletten özel koruma ve yardım görme hakkına sahip olacaktır.</p>
<p>Taraf Devletler bu durumdaki bir çocuk için kendi ulusal yasalarına göre, uygun olan bakımı sağlayacaklardır.</p>
<p>Bu tür bakım, başkaca benzerleri yanında. bakıcı aile yanına verme, İslâm Hukukunda kefalet (kafalah), evlât edinme ya da gerekiyorsa çocuk bakımı amacı güden uygun kuruluşlara yerleştirmeyi de içerir. Çözümler düşünülürken, çocuğun yetiştirilmesinde sürekliliğin korunmasına ve çocuğun etnik, dinsel, kültürel ve dil kimliğine gereken saygı gösterilecektir.</p>
<p>Madde 21</p>
<p>Evlât edinme sistemini kabul eden ve/veya buna izin veren Taraf Devletler, çocuğun en yüksek yararlarının temel düşünce olduğunu kabul edecek ve aşağıdaki ilkeleri gerçekleştireceklerdir:</p>
<p>Bir çocuğun evlât edinilmesine ancak yetkili makam karar verir. Bu makam uygulanabilir yasa ve usullere göre ve güvenilir tüm bilgilerin ışığında; çocuğun, ana–babası, yakınları ve yasal vasisine göre durumunu gözönüne alarak ve gereken durumlarda tüm ilgililerle yapılacak görüşme sonucu onların da evlât edinme konusundaki onaylarını alma zorunluluğuna uyarak, kararını verir;</p>
<p>Çocuğun kendi ülkesinde elverişli biçimde bakılması mümkün olmadığı veya evlât edinecek veya yanına yerleştirilecek aile bulunmadığı taktirde, ülkelerarası evlât edinmenin çocuk bakımından uygun bir çözüm olduğunu kabul ederler;</p>
<p>Başka bir ülkede evlât edinilmesi düşünülen çocuğun, kendi ülkesinde mevcut evlât edinme durumuyla eşdeğer olan güvence ve ölçülerden yararlanmasını sağlarlar;</p>
<p>Ülkelerarası evlât edinmede, yerleştirmenin ilgililer bakımından yasadışı para kazanma konusu olmaması için gereken bütün önlemleri alırlar;</p>
<p>Bu maddedeki amaçları, uygun olduğu ölçüde, ikili ya da çok taraflı düzenleme veya anlaşmalarla teşvik ederler ve bu çerçevede, çocuğun başka bir ülkede yerleştirilmesinin yetkili makam veya organlar tarafından yürütülmesini güvenceye almak için çaba gösterirler.</p>
<p>Madde 22</p>
<p>Taraf Devletler, ister tek başına olsun isterse ana–babası veya herhangi bir başka kimse ile birlikte bulunsun, mülteci statüsü kazanmaya çalışan ya da uluslararası veya iç hukuk kural ve usulleri uyarınca mülteci sayılan bir çocuğun, bu Sözleşmede ve insan haklarına veya insani konulara ilişkin ve sözkonusu Devletlerin taraf oldukları diğer Uluslararası Sözleşmelerde tanınan ve bu duruma uygulanabilir nitelikte bulunan hakları kullanması amacıyla koruma ve insani yardımdan yararlanması için gerekli bütün önlemleri alırlar.</p>
<p>Bu nedenle, Taraf Devletler, uygun gördükleri ölçüde, Birleşmiş Milletler Teşkilatı ve onunla işbirliği yapan hükümetlerarası ve hükümetdışı yetkili başka kuruluşlarla bu durumda olan bir çocuğu korumak, ona yardım etmek, herhangi bir mülteci çocuğun ailesi ile yeniden biraraya gelebilmesi için ana–babası veya ailesinin başka üyeleri hakkında bilgi toplamak amacıyla işbirliğinde bulunurlar. Herhangi bir nedenle kendi aile çevresinden sürekli ya da geçici olarak ayrı düşmüş bir çocuğa bu Sözleşmeye göre tanınan koruma, aynı esaslar içinde, ana–babası ya da ailesinin başkaca üyelerinden hiçbirisi bulunmayan çocuğa da tanınacaktır.</p>
<p>Madde 23</p>
<p>Taraf Devletler zihinsel ya da bedensel özürlü çocukların saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarını kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir yaşama sahip olmalarını kabul ederler.</p>
<p>Taraf Devletler, özürlü çocukların özel bakımdan yararlanma hakkını tanırlar ve eldeki kaynakların yeterliliği ölçüsünde ve yapılan başvuru üzerine, yardımdan yararlanabilecek durumda olan çocuğa ve onun bakımından sorumlu olanlara, çocuğun durumu ve ana–babanın veya çocuğa bakanların içinde bulundukları koşullara uygun düşecek yardımın yapılmasını teşvik ve taahhüt ederler.</p>
<p>Özürlü çocuğun, özel bakıma gereksinimi olduğu bilincinden hareketle bu maddenin 2’nci fıkrası uyarınca yapılması öngörülen yardım, çocuğun ana–babasının ya da çocuğa bakanların parasal (mali) durumları gözönüne alınarak, olanaklar ölçüsünde ücretsiz sağlanır. Bu yardım; özürlü çocuğun eğitimi, meslek eğitimi, tıbbi bakım hizmetleri, rehabilitasyon hizmetleri, bir işte çalışabilecek duruma getirme hazırlık programları ve dinlenme/eğlenme olanaklarından etkin olarak yararlanmasını sağlamak üzere düzenlenir ve çocuğun en eksiksiz biçimde toplumla bütünleşmesi yanında, kültürel ve ruhsal yönü dahil bireysel gelişmesini gerçekleştirme amacını güder.</p>
<p>Taraf Devletler, uluslararası işbirliği ruhu içinde, özürlü çocukların koruyucu sıhhi bakımı, tıbbi, psikolojik ve işlevsel tedavileri alanlarına ilişkin gerekli bilgilerin alışverişi yanında, rehabilitasyon, eğitim ve mesleki eğitim hizmetlerine ilişkin yöntemlerin bilgilerini de içerecek şekilde ve Taraf Devletlerin bu alanlardaki güçlerini, anlayışlarını geliştirmek ve deneyimlerini zenginleştirmek amacıyla bilgi dağıtımını ve bu bilgiden yararlanmayı teşvik ederler. Bu bakımdan, gelişmekte olan ülkelerin gereksinimleri, özellikle gözönüne alınır.</p>
<p>Madde 24</p>
<p>Taraf Devletler, çocuğun olabilecek en iyi sağlık düzeyine kavuşma, tıbbi bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini veren kuruluşlardan yararlanma hakkını tanırlar. Taraf Devletler, hiçbir çocuğun bu tür tıbbi bakım hizmetlerinden yararlanma hakkından yoksun bırakılmamasını güvence altına almak için çaba gösterirler.</p>
<p>Taraf Devletler, bu hakkın tam olarak uygulanmasını takip ederler ve özellikle:</p>
<p>Bebek ve çocuk ölüm oranlarının düşürülmesi;</p>
<p>Bütün çocuklara gerekli tıbbi yardımın ve tıbbi bakımın; temel sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine önem verilerek sağlanması;</p>
<p>Temel sağlık hizmetleri çerçevesinde ve başka olanakların yanısıra, kolayca bulunabilen tekniklerin kullanılması ve besleyici yiyecekler ve temiz içme suyu sağlanması yoluyla ve çevre kirlenmesinin tehlike ve zararlarını gözönüne alarak, hastalık ve yetersiz beslenmeye karşı mücadele edilmesi;</p>
<p>Anneye doğum öncesi ve sonrası uygun bakımın sağlanması;</p>
<p>Bütün toplum kesimlerinin özellikle ana–babalar ve çocukların, çocuk sağlığı ve beslenmesi, anne sütü ile beslenmenin yararları, toplum ve çevre sağlığı ve kazaların önlenmesi konusunda temel bilgileri elde etmeleri ve bu bilgileri kullanmalarına yardımcı olunması;</p>
<p>Koruyucu sağlık bakımlarının, ana–babaya rehberliğini, aile planlanması eğitimi ve hizmetlerinin geliştirilmesi; amaçlarıyla uygun önlemleri alırlar.</p>
<p>Taraf Devletler, çocukların sağlığı için zararlı geleneksel uygulamaların kaldırılması amacıyla uygun ve etkili her türlü önlemi alırlar.</p>
<p>Taraf Devletler, bu maddede tanınan hakkın tam olarak gerçekleştirilmesini tedricen sağlamak amacıyla uluslararası işbirliğinin geliştirilmesi ve teşviki konusunda karşılıklı olarak söz verirler. Bu konuda gelişmekte olan ülkelerin gereksinimleri özellikle gözönünde tutulur.</p>
<p>Madde 25</p>
<p>Taraf Devletler, yetkili makamlarca korunma ve bakım altına alma, bedensel ya da ruhsal tedavi amaçlarıyla hakkında bir yerleştirme tedbiri uygulanan çocuğun, gördüğü tedaviyi ve yerleştirilmesine bağlı diğer tüm şartları belli aralıklarla gözden geçirme hakkına sahip olduğunu kabul ederler.</p>
<p>Madde 26</p>
<p>Taraf Devletler, her çocuğun, sosyal sigorta dahil, sosyal güvenlikten yararlanma hakkını tanır ve bu hakkın tam olarak gerçekleşmesini sağlamak için ulusal hukuklarına uygun, gerekli önlemleri alırlar.</p>
<p>Sosyal Güvenlik, çocuğun ve çocuğun bakımından sorumlu olanların kaynakları ve koşulları gözönüne alınarak ve çocuk tarafından ya da onun adına yapılan sosyal güvenlikten yararlanma başvurusuna ilişkin başkaca durumlar da gözönünde tutularak sağlanır.</p>
<p>Madde 27</p>
<p>Taraf Devletler, her çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâksal ve toplumsal gelişmesini sağlayacak yeterli bir hayat seviyesine hakkı olduğunu kabul ederler.</p>
<p>Çocuğun gelişmesi için gerekli hayat şartlarının sağlanması sorumluluğu; sahip oldukları imkânlar ve mali güçleri çerçevesinde öncelikle çocuğun ana–babasına veya çocuğun bakımını üstlenen diğer kişilere düşer.</p>
<p>Taraf Devletler, ulusal durumlarına göre ve olanakları ölçüsünde, anababaya ve çocuğun bakımını üstlenen diğer kişilere, çocuğun bu hakkının uygulanmasında yardımcı olmak amacıyla gerekli önlemleri alır ve gereksinim olduğu takdirde özellikle beslenme, giyim ve barınma konularında maddi yardım ve destek programları uygularlar.</p>
<p>Taraf Devletler, Taraf Devlet ülkesinde veya başka ülkede bulunsun; ana–babası veya çocuğa karşı mali sorumluluğu bulunan diğer kişiler tarafından, çocuğun bakım giderlerinin karşılanmasını sağlamak amacıyla her türlü uygun önlemi alırlar. Özellikle çocuğa karşı mali sorumluluğu olan kişinin, çocuğun ülkesinden başka bir ülkede yaşaması halinde, Taraf Devletler bu konuya ilişkin uluslararası anlaşmalara katılmayı veya bu tür anlaşmalar akdinin yanısıra başkaca uygun düzenlemelerin yapılmasını teşvik ederler.</p>
<p>Madde 28</p>
<p>Taraf Devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği temeli üzerinde tedricen gerçekleştirilmesi görüşüyle özellikle:</p>
<p>İlköğretimi herkes için zorunlu ve parasız hale getirirler;</p>
<p>Ortaöğretim sistemlerinin genel olduğu kadar mesleki nitelikte de olmak üzere çeşitli biçimlerde örgütlenmesini teşvik ederler ve bunların tüm çocuklara açık olmasını sağlarlar ve gerekli durumlarda mali yardım yapılması ve öğretimi parasız kılmak gibi uygun önlemleri alırlar;</p>
<p>Uygun bütün araçları kullanarak, yüksek öğretimi yetenekleri doğrultusunda herkese açık hale getirirler;</p>
<p>Eğitim ve meslek seçimine ilişkin bilgi ve rehberliği bütün çocuklar için elde edilir hale getirirler;</p>
<p>Okullarda düzenli biçimde devamın sağlanması ve okulu terketme oranlarının düşürülmesi için önlem alırlar.</p>
<p>Taraf Devletler, okul disiplininin çocuğun insan olarak taşıdığı saygınlıkla bağdaşır biçimde ve bu Sözleşme’ye uygun olarak yürütülmesinin sağlanması amacıyla gerekli olan tüm önlemleri alırlar.</p>
<p>Taraf Devletler eğitim alanında, özellikle cehaletin ve okuma yazma bilmemenin dünyadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve çağdaş eğitim yöntemlerine ve bilimsel ve teknik bilgilere sahip olunmasını kolaylaştırmak amacıyla uluslararası işbirliğini güçlendirir ve teşvik ederler. Bu konuda, gelişmekte olan ülkelerin gereksinimleri özellikle gözönünde tutulur.</p>
<p>Madde 29</p>
<p>Taraf Devletler çocuk eğitiminin aşağıdaki amaçlara yönelik olmasını kabul ederler:</p>
<p>Çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesi;</p>
<p>İnsan haklarına ve temel özgürlüklere, Birleşmiş Milletler Andlaşmasında benimsenen ilkelere saygısının geliştirilmesi;</p>
<p>Çocuğun ana–babasına, kültürel kimliğine, dil ve değerlerine, çocuğun yaşadığı veya geldiği menşe ülkenin ulusal değerlerine ve kendisininkinden farklı uygarlıklara saygısının geliştirilmesi;</p>
<p>Çocuğun, anlayışı, barış, hoşgörü, cinsler arası eşitlik ve ister etnik, ister ulusal, ister dini gruplardan, isterse yerli halktan olsun, tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla, özgür bir toplumda, yaşantıyı, sorumlulukla üstlenecek şekilde hazırlanması;</p>
<p>Doğal çevreye saygısının geliştirilmesi.</p>
<p>Bu maddenin veya 28’inci maddenin hiçbir hükmü gerçek ve tüzel kişilerin öğretim kurumları kurmak ve yönetmek özgürlüğüne, bu maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen ilkelere saygı gösterilmesi ve bu kurumlarda yapılan eğitimin Devlet tarafından konulmuş olan asgari kurallara uygun olması koşuluyla, aykırı sayılacak biçimde yorumlanmayacaktır.</p>
<p>Madde 30</p>
<p>Soya, dine ya da dile dayalı azınlıkların ya da yerli halkların varolduğu Devletlerde, böyle bir azınlığa mensup olan ya da yerli halktan olan çocuk, ait olduğu azınlık topluluğunun diğer üyeleri ile birlikte kendi kültüründen yararlanma, kendi dinine inanma ve uygulama ve kendi dilini kullanma hakkından yoksun bırakılamaz.</p>
<p>Madde 31</p>
<p>Taraf Devletler çocuğun dinlenme, boş zaman değerlendirme, oynama ve yaşına uygun eğlence (etkinliklerinde) bulunma ve kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkını tanırlar.</p>
<p>Taraf Devletler, çocuğun kültürel ve sanatsal yaşama tam olarak katılma hakkını saygı duyarak tanırlar ve özendirirler ve çocuklar için, boş zamanı değerlendirmeye, dinlenmeye, sanata ve kültüre ilişkin (etkinlikler) konusunda uygun ve eşit fırsatların sağlanmasını teşvik ederler.</p>
<p>Madde 32</p>
<p>Taraf Devletler, çocuğun, ekonomik sömürüye ve her türlü tehlikeli işte ya da eğitimine zarar verecek ya da sağlığı veya bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâksal ya da toplumsal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı korunma hakkını kabul ederler.</p>
<p>Taraf Devletler, bu maddenin uygulamaya konulmasını sağlamak için yasal, idari, toplumsal ve eğitsel her önlemi alırlar. Bu amaçlar ve öteki uluslararası belgelerin ilgili hükümleri gözönünde tutularak, Taraf Devletler özellikle şu önlemleri alırlar:</p>
<p>İşe kabul için bir ya da birden çok asgari yaş sınırı tesbit ederler;</p>
<p>Çalışmanın saat olarak süresi ve koşullarına ilişkin uygun düzenlemeleri yaparlar.</p>
<p>Bu maddenin etkili biçimde uygulanmasını sağlamak için ceza veya başka uygun yaptırımlar öngörürler.</p>
<p>Madde 33</p>
<p>Taraf Devletler, çocukların uluslararası anlaşmalarda tanımladığı biçimde uyuşturucu ve psikotrop maddelerin yasadışı kullanımına karşı korunması ve çocukların bu tür maddelerin yasadışı üretimi ve kaçakçılığı alanında kullanılmasını önlemek amacıyla, yasal, sosyal ve eğitsel niteliktekiler de dahil olmak üzere, her türlü uygun önlemleri alırlar.</p>
<p>Madde 34</p>
<p>Taraf Devletler, çocuğu, her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma güvencesi verirler. Bu amaçla Taraf Devletler özellikle:</p>
<p>Çocuğun yasadışı bir cinsel faaliyete girişmek üzere kandırılması veya zorlanmasını;</p>
<p>Çocukların, fuhuş, ya da diğer yasadışı cinsel faaliyette bulundurularak sömürülmesini;</p>
<p>Çocukların pornografik nitelikli gösterilerde ve malzemede kullanılarak sömürülmesini,</p>
<p>önlemek amacıyla ulusal düzeyde ve ikili ile çok taraflı ilişkilerde gerekli her türlü önlemi alırlar.</p>
<p>Madde 35</p>
<p>Taraf Devletler, her ne nedenle ve hangi biçimde olursa olsun, çocukların kaçırılmaları, satılmaları veya fuhuşa konu olmalarını önlemek için ulusal düzeyde ve ikili ve çok yanlı ilişkilerde gereken her türlü önlemleri alırlar.</p>
<p>Madde 36</p>
<p>Taraf Devletler, esenliğine herhangi bir biçimde zarar verebilecek başka her türlü sömürüye karşı çocuğu korurlar.</p>
<p>Madde 37</p>
<p>Taraf Devletler aşağıdaki hususları sağlarlar:</p>
<p>Hiçbir çocuk, işkence veya diğer zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ve cezaya tâbi tutulmayacaktır. Onsekiz yaşından küçük olanlara, işledikleri suçlar nedeniyle idam cezası verilemiyeceği gibi salıverilme koşulu bulunmayan ömür boyu hapis cezası da verilmeyecektir.</p>
<p>Hiçbir çocuk yasadışı ya da keyfi biçimde özgürlüğünden yoksun bırakılmayacaktır. Bir çocuğun tutuklanması, alıkonulması veya hapsi yasa gereği olacak ve ancak en son başvurulacak bir önlem olarak düşünülüp, uygun olabilecek en kısa süre ile sınırlı tutulacaktır.</p>
<p>Özgürlüğünden yoksun bırakılan her çocuğa insancıl biçimde ve insan kişiliğinin özünde bulunan saygınlık ve kendi yaşındaki kişilerin gereksinimleri gözönünde tutularak davranılacaktır. Özgürlüğünden yoksun olan her çocuk, kendi yüksek yararı aksini gerektirmedikçe, özellikle yetişkinlerden ayrı tutulacak ve olağanüstü durumlar dışında ailesi ile yazışma ve görüşme yoluyla ilişki kurma hakkına sahip olacaktır.</p>
<p>Özgürlüğünden yoksun bırakılan her çocuk, kısa zamanda yasal ve uygun olan diğer yardımlardan yararlanma hakkına sahip olacağı gibi özgürlüğünden yoksun bırakılmasının yasaya aykırılığını bir mahkeme veya diğer yetkili, bağımsız ve tarafsız makam önünde iddia etme ve böylesi bir işlemle ilgili olarak ivedi karar verilmesini isteme hakkına da sahip olacaktır.</p>
<p>Madde 38</p>
<p>Taraf Devletler, silahlı çatışma halinde kendilerine uygulanabilir olan uluslararası hukukun, çocukları da kapsayan insani kurallarına uymak ve uyulmasını sağlamak yükümlülüğünü üstlenirler.</p>
<p>Taraf Devletler, onbeş yaşından küçüklerin çatışmalara doğrudan katılmaması için uygun olan bütün önlemleri alırlar.</p>
<p>Taraf Devletler, özellikle onbeş yaşına gelmemiş çocukları askere almaktan kaçınırlar. Taraf Devletler, onbeş ile onsekiz yaş arasındaki çocukların silah altına alınmaları gereken durumlarda, önceliği yaşça büyük olanlara vermek için çaba gösterirler.</p>
<p>Silahlı çatışmalarda sivil halkın korunmasına ilişkin uluslararası insani hukuk kuralları tarafından öngörülen yükümlülüklerine uygun olarak, Taraf Devletler, silahlı çatışmadan etkilenen çocuklara koruma ve bakım sağlamak amacıyla mümkün olan her türlü önlemi alırlar.</p>
<p>Madde 39</p>
<p>Taraf Devletler, her türlü ihmal, sömürü ya da suistimal, işkence ya da her türlü zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ya da ceza uygulaması ya da silahlı çatışma mağduru olan bir çocuğun, bedensel ve ruhsal bakımdan sağlığına yeniden kavuşması ve yeniden toplumla bütünleşebilmesini temin için uygun olan tüm önlemleri alırlar. Bu tür sağlığa kavuşturma ve toplumla bütünleştirme, çocuğun sağlığını, özgüvenini ve saygınlığını geliştirici bir ortamda gerçekleştirilir.</p>
<p>Madde 40</p>
<p>Taraf Devletler, hakkında ceza yasasını ihlâl ettiği iddia edilen ve bu nedenle itham edilen ya da ihlâl ettiği kabul edilen her çocuğun; çocuğun yaşı ve yeniden topluma kazandırılmasının ve toplumda yapıcı rol üstlenmesinin arzu edilir olduğu hususları gözönünde bulundurularak, taşıdığı saygınlık ve değer duygusunu geliştirecek ve başkalarının da insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygı duymasını pekiştirecek nitelikte muamele görme hakkını kabul ederler.</p>
<p>Bu amaçla ve uluslararası belgelerin ilgili hükümleri göz-önünde tutularak Taraf Devletler özellikle, şunları sağlarlar:</p>
<p>İşlendiği zaman ulusal ya da uluslararası hukukça yasaklanmamış bir eylem ya da ihmâl nedeniyle hiçbir çocuk hakkında ceza yasasını ihlâl ettiği iddiası ya da ithamı öne sürülemeyeceği gibi böyle bir ihlâlde bulunduğu da kabul edilmeyecektir.</p>
<p>Hakkında ceza kanununu ihlâl iddiası veya ithamı bulunan her çocuk aşağıdaki asgari güvencelere sahiptir:</p>
<p>Kovuşturmanın her aşamasında özel hayatının gizliliğine tam saygı gösterilmesine hakkı olmak;</p>
<p>Kullanılan dili anlamaması veya konuşamaması halinde çocuğun parasız çevirmen yardımından yararlanması;</p>
<p>Ceza yasasını ihlâl ettiği sonucuna varılması halinde, bu kararın ve bunun sonucu olarak alınan önlemlerin daha yüksek yetkili, bağımsız ve yansız bir makam ya da mahkeme önünde yasaya uygun olarak incelenmesi;</p>
<p>Tanıklık etmek ya da suç ikrarında bulunmak için zorlanmamak; aleyhine olan tanıkları sorguya çekmek veya sorguya çekmiş olmak ve lehine olan tanıkların hazır bulunmasının ve sorgulanmasının eşit koşullarda sağlanması;</p>
<p>Yetkili, bağımsız ve yansız bir makam ya da mahkeme önünde adli ya da başkaca uygun yardımdan yararlanarak ve özellikle çocuğun yaşı ve durumu gözönüne alınmak suretiyle kendisinin yüksek yararına aykırı olduğu saptanmadığı sürece, ana–babası veya yasal vasisi de hazır bulundurularak yasaya uygun biçimde adil bir duruşma ile konunun gecikmeksizin karara bağlanmasının sağlanması;</p>
<p>Haklarındaki suçlamalardan kendilerinin hemen ve doğrudan doğruya; ya da uygun düşen durumlarda ana–babaları ya da yasal vasileri kanalı ile haberli kılınmak ve savunmalarının hazırlanıp sunulmasında gerekli yasal ya da uygun olan başka yardımdan yararlanmak;</p>
<p>Haklarındaki suçlama yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılmak</p>
<p>3.Taraf Devletler, hakkında ceza yasasını ihlâl ettiği iddiası ileri sürülen, bununla itham edilen ya da ihlâl ettiği kabul olunan çocuk bakımından, yalnızca ona uygulanabilir yasaların, usullerin, onunla ilgili makam ve kuruluşların oluşturulmasını teşvik edecek ve özellikle şu konularda çaba göstereceklerdir:</p>
<p>Ceza Yasasını ihlâl konusunda asgari bir yaş sınırı belirleyerek, bu yaş sınırının altındaki çocuğun ceza ehliyetinin olmadığının kabulü;</p>
<p>Uygun bulunduğu ve istenilir olduğu takdirde, insan hakları ve yasal güvencelere tam saygı gösterilmesi koşulu ile bu tür çocuklar için adli kovuşturma olmaksızın önlemlerin alınması.</p>
<p>4.Koruma tedbiri, yönlendirme ve gözetim kararları, danışmanlık, şartlı salıverme, bakım için yerleştirme, eğitim ve meslek öğretme programları ve diğer kurumsal bakım seçenekleri gibi çeşitli düzenlemelerin uygulanmasında, çocuklara durumları ve suçları ile orantılı ve kendi esenliklerine olacak biçimde muamele edilmesi sağlanacaktır.</p>
<p>Madde 41</p>
<p>Bu Sözleşme’de yeralan hiçbir husus, çocuk haklarının gerçekleştirilmesine daha çok yardımcı olan ve:</p>
<p>Bir Taraf Devletin yasasında veya</p>
<p>Bu Devlet bakımından yürürlükte olan uluslararası hukukta yeralan hükümleri etkilemeyecektir.</p>
<p>Madde 42</p>
<p>Taraf Devletler, Sözleşme ilke ve hükümlerinin uygun ve etkili araçlarla yetişkinler kadar çocuklar tarafından da yaygın biçimde öğrenilmesini sağlamayı taahhüt ederler.</p>
<p>Madde 43</p>
<p>Taraf Devletlerin bu Sözleşme ile üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirme konusunda kaydettikleri ilerlemeleri incelemek amacıyla, görevleri aşağıda belirtilen bir Çocuk Hakları Komitesi kurulmuştur.</p>
<p>Komite bu Sözleşme ile hükme bağlanan alanda yetenekleriyle tanınmış ve yüksek ahlâk sahibi on uzmandan oluşur. Komite üyeleri Taraf Devletlerce kendi vatandaşları arasından ve kişisel olarak görev yapmak üzere, adil bir coğrafi dağılımı sağlama gereği ve başlıca hukuk sistemleri göz-önünde tutularak seçilirler.</p>
<p>Komite üyeleri, Taraf devletlerce gösterilen kişiler listesinden gizli oyla seçilirler. Her Taraf Devlet, vatandaşları arasından bir uzmanı aday gösterebilir.</p>
<p>Komite için ilk seçim, bu Sözleşme’nin yürürlüğe girişini izleyen altı ay içinde yapılır. Sonraki seçimler iki yılda bir yapılır. Her seçim tarihinden en az dört ay önce, Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri, Taraf Devletleri iki ay içinde adaylarını göstermeye yazılı olarak davet eder. Daha sonra Genel Sekreter böylece belirlenen kişilerden, kendilerini gösteren Taraf Devletleri de işaret ederek, alfabetik sıraya göre oluşturduğu bir listeyi, Taraf Devletlere bildirir.</p>
<p>Seçimler, Birleşmiş Milletler Teşkilatı Merkezinde, Genel Sekreter tarafından davet edilen Taraf Devletler toplantılarında yapılır. Nisabı, Taraf Devletlerin üçte ikisinin oluşturduğu bu toplantılarda, hazır bulunan ve oy kullanan Devletlerin salt çoğunluğuyla en fazla oy alan kişiler Komiteye seçilir.</p>
<p>Komite üyeleri dört yıl için seçilir. Aday gösterildikleri takdirde yeniden seçilebilirler. lk seçimde seçilmiş olan beş üyenin görevi iki yıl sonra sona erer, bu beş üyenin isimleri ilk seçimden hemen sonra toplantı başkanı tarafından çekilen kura ile belirlenir.</p>
<p>Bir komite üyesinin ölmesi veya çekilmesi ya da başka herhangi bir nedenle bir üyenin Komitedeki görevlerini yapamaz hale gelmesi durumunda adaylığını öneren Taraf Devlet, Komitenin onaylaması koşuluyla, böylece boşalan yerdeki görev süresi doluncaya kadar, kendi vatandaşları arasından başka bir uzmanı atayabilir.</p>
<p>Komite, iç tüzüğünü kendisi belirler.</p>
<p>Komite, memurlarını iki yıllık bir süre için seçer.</p>
<p>Komite toplantıları olağan olarak Birleşmiş Milletler Teşkilatı Merkezinde ya da Komite tarafından belirlenecek başka uygun bir yerde yapılır. Komite olağan olarak her yıl toplanır. Komite toplantılarının süresi, gerektiğinde, Genel Kurulca onaylanmak koşuluyla, bu Sözleşmeye Taraf Devletlerin bir toplantısıyla belirlenir veya değiştirilir.</p>
<p>Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri gerekli maddi araçları ve personeli bu Sözleşme ile kendisine verilen görevleri etkili biçimde görebilmesi amacıyla, Komite emrine verir.</p>
<p>Bu Sözleşme uyarınca oluşturulan Komitenin üyeleri, Genel Kurulun onayı ile, Birleşmiş Milletler Teşkilatının kaynaklarından karşılanmak üzere, Genel Kurulca saptanan şart ve koşullar çerçevesinde kararlaştırılan ücreti alırlar.</p>
<p>Madde 44</p>
<p>Taraf Devletler, bu Sözleşme’de tanınan hakları yürürlüğe koymak için, aldıkları önlemleri ve bu haklardan yararlanma konusunda gerçekleştirilen ilerlemeye ilişkin raporları:</p>
<p>Bu Sözleşme’nin, ilgili Taraf Devlet bakımından yürürlüğe giriş tarihinden başlayarak iki yıl içinde;</p>
<p>Daha sonra beş yılda bir, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri aracılığı ile Komiteye sunmayı taahhüt ederler.</p>
<p>Bu madde uyarınca hazırlanan raporlarda, bu Sözleşme’ye göre üstlenilen sorumlulukların, şayet varsa, yerine getirilmesini etkileyen nedenler ve güçlükler belirtilecektir. Raporlarda ayrıca, ilgili ülkede Sözleşme’nin uygulanması hakkında Komiteyi etraflıca aydınlatacak biçimde yeterli bilgi de bulunacaktır.</p>
<p>Komiteye etraflı bilgi içeren bir ilk rapor sunmuş olan Taraf Devlet, bu maddenin 1 (b) bendi gereğince sunacağı sonraki raporlarında daha önce verilmiş olan temel bilgileri tekrarlamayacaktır.</p>
<p>Komite, Taraf Devletlerden Sözleşme’nin uygulamasına ilişkin her türlü ek bilgi isteminde bulunabilir.</p>
<p>Komite, iki yılda bir Ekonomik ve Sosyal Konsey aracılığı ile Genel Kurula faaliyetleri hakkında bir rapor sunar.</p>
<p>Taraf Devletler kendi raporlarının ülkelerinde geniş biçimde yayımını sağlarlar.</p>
<p>Madde 45</p>
<p>Sözleşme’nin etkili biçimde uygulanmasını geliştirme ve Sözleşme kapsamına giren alanda uluslararası işbirliğini teşvik etmek amacıyla:</p>
<p>Uzmanlaşmış kurumlar, UNICEF ve Birleşmiş Milletler Teşkilatının öteki organları, bu Sözleşme’nin kendi yetki alanlarına ilişkin olan hükümlerinin uygulanmasının incelenmesi sırasında, temsil edilmek hakkına sahiptirler. Komite; uzmanlaşmış kurumları, UNICEF’i ve uygun bulduğu öteki yetkili kuruluşları, kendi yetki alanlarını ilgilendiren konularda uzman olarak görüş vermeye davet edebilir. Komite, uzmanlaşmış kurumları, UNICEF’i ve Birleşmiş Milletler Teşkilatının öteki organlarını kendi faaliyet alanlarına ilişkin kesimlerde Sözleşme’nin uygulanması hakkında rapor sunmaya davet edebilir;</p>
<p>Komite, uygun bulduğu takdirde, Taraf Devletlerce sunulmuş, bir istem içeren ya da teknik danışma veya yardım ihtiyacını belirten her raporu, gerekiyorsa Komitenin bu istek veya ihtiyaca ilişkin tavsiye ve gözlemlerini de ekleyerek, uzmanlaşmış kurumlara, UNICEF’e ve öteki yetkili kuruluşlara gönderir;</p>
<p>Komite, Genel Kurula Genel Sekreterden Komite adına çocuk haklarına ilişkin sorunlarda incelemeler yaptırması isteğinde bulunulmasını, tavsiye edebilir;</p>
<p>Komite, bu Sözleşme’nin 44 ve 45’inci maddeleri uyarınca alınan bilgilere dayanarak, telkin ve genel nitelikte tavsiyelerde bulunabilir. Bu telkin ve genel nitelikteki tavsiyeler, ilgili olan her Taraf Devlete gönderilir ve şayet varsa, Taraf Devletlerin yorumları ile birlikte Genel Kurulun dikkatine sunulur.</p>
<p>Madde 46</p>
<p>Bu Sözleşme bütün Devletlerin imzasına açıktır.</p>
<p>Madde 47</p>
<p>Bu Sözleşme onaylamaya bağlı tutulmuştur. Onay belgeleri Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdine tevdi edilecektir.</p>
<p>Madde 48</p>
<p>Bu Sözleşme bütün Devletlerin katılmasına açık olacaktır. Katılma belgeleri Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdine tevdi edilecektir.</p>
<p>Madde 49</p>
<p>Bu Sözleşme, yirminci onay ya da katılma belgesinin Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdine tevdi tarihini izleyen otuzuncu gün yürürlüğe girecektir.</p>
<p>Yirminci onay ya da katılma belgesinin tevdiinden sonra bu Sözleşme’yi onaylayacak ya da ona katılacak Devletlerin her biri için, bu Sözleşme, sözkonusu Devletin onay ya da katılma belgesini tevdi tarihinden sonraki otuzuncu gün yürürlüğe girecektir.</p>
<p>Madde 50</p>
<p>Bu Sözleşme’ye Taraf herhangi bir Devlet bir değişiklik önerisinde bulunabilir ve buna ilişkin metni Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdine tevdi edebilir. Genel Sekreter bunun üzerine değişiklik önerisini Taraf Devletlere, önerinin incelenmesi ve oya konulması amacıyla bir Taraf Devletler Konferansı oluşturulmasını isteyip istemediklerini kendisine bildirmeleri kaydıyla, iletir. Böyle bir duyuru tarihini izleyen dört ay içinde Taraf Devletlerin en az üçte biri sözkonusu konferansın toplanmasından yana olduklarını ifade ederlerse Genel Sekreter, Birleşmiş Milletler Teşkilatı çerçevesinde bu konferansi düzenler. Konferansta hazır bulunan ve oy kullanan Taraf Devletlerin çoğunluğu tarafından kabul edilen her değişiklik, onay için Birleşmiş Miletler Genel Kuruluna sunulur.</p>
<p>Bu maddenin 1’inci fıkrasında yeralan hükümlere uygun olarak kabul edilen bir değişiklik, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca onaylandığı ve bu Sözleşme’ye Taraf Devletlerin üçte iki çoğunluğu tarafından kabul edildiği zaman yürürlüğe girer.</p>
<p>Bir değişiklik yürürlüğe girdiği zaman, onu kabul eden Taraf Devletler bakımından bağlayıcılık taşır. Öteki Taraf Devletler bu Sözleşme hükümleri ve daha önce kabul ettikleri her değişiklikle bağlı kalırlar.</p>
<p>Madde 51</p>
<p>Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri, onay ya da katılma anında yapılabilecek çekincelerin metnini alacak ve bütün Devletlere bildirecektir.</p>
<p>Bu Sözleşme’nin amacı ve konusu ile bağdaşmayan hiçbir çekinceye izin verilmeyecektir.</p>
<p>Çekinceler, Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreterince, geri alınacağına ilişkin bildirimde bulunma yoluyla her zaman geri alınabilir. Bunun üzerine Genel Sekreter, bütün Devletleri haberdar eder. Böyle bir bildirim, Genel Sekreter tarafından alındığı tarihte işlerlik kazanır.</p>
<p>Madde 52</p>
<p>Bir Taraf Devlet, bu Sözleşme’yi, Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreterine vereceği yazılı bildirim yoluyla feshedebilir. Fesih, bildirimin Genel Sekreter tarafından alınması tarihinden bir yıl sonra geçerli olur.</p>
<p>Madde 53</p>
<p>Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri, bu Sözleşme’nin tevdi makamı olarak belirlenmiştir.</p>
<p>Madde 54</p>
<p>İngilizce, Arapça, Çince, İspanyolca, Fransızca ve Rusça metinleri de aynı derecede geçerli olan bu Sözleşme’nin özgün metni, Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdine tevdi edilecektir.</p>
<p>Hükümetleri tarafından tam yetkili kılınan aşağıda imzaları bulunan Temsilciler, yukarıdaki kuralların ışığında, bu Sözleşme’yi imzalamışlardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.aysegulark.com/yazilarim/ogrenci/cocuk-haklari-evrensel-beyannamesi/">Çocuk Hakları Evrensel Beyannamesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.aysegulark.com">Ayşeg&uuml;l Ark</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
